Mümkün muhtemel ne demek ?

Bengu

New member
Mümkün ve Muhtemel Ne Demek? Günlük Hayatımızda Bu Kavramların Yeri

Herkesin en az bir kez, "Bu işin mümkün mü?" ya da "Bunun olma ihtimali ne kadar yüksek?" gibi sorularla karşılaştığı olmuştur. “Mümkün” ve “muhtemel” terimleri, aslında hepimizin düşündüğü ancak çoğu zaman tam olarak ne anlama geldiğini sorgulamadığı kavramlar. Bu yazıda, bu iki kelimenin ne ifade ettiğini daha derinlemesine ele alacağız ve günlük hayatımızda nasıl bir etki yarattığını inceleyeceğiz.

Hepimiz belirli bir olasılık üzerinden hareket ederiz. Mesela bir iş görüşmesi, yeni bir iş kurma ya da bir hedefe ulaşmak… Bu gibi durumlarda, "Bu işin yapılabilirliği ne kadar yüksek?" veya "Başarılı olma şansım nedir?" gibi sorular doğar. Ancak bu tür durumları anlamadan önce, “mümkün” ve “muhtemel” arasındaki farkları netleştirmek gerekiyor.

Mümkün Nedir? Her Şeyin Olabileceği Dünya

“Mümkün” kelimesi, bir şeyin yapılmasının ya da gerçekleşmesinin herhangi bir engel bulunmadan, teknik veya mantıksal olarak mümkün olduğunu ifade eder. Yani bir şeyin gerçekleşme olasılığı %0 bile olsa, yine de bu bir anlamda "mümkün" olabilir. Bu, genellikle herhangi bir kısıtlama olmadığı durumlar için geçerlidir.

Örneğin, Mars’a insanlı seyahat yapmak aslında “mümkün”. Teknolojik açıdan bakıldığında, bu mümkün olsa da şu an için oldukça zorlayıcı ve uzun vadede yapılabilecek bir şey. Ancak bu, kesinlikle imkansız olduğu anlamına gelmez. Şu anki koşullarda, Mars’a gitmek için birden fazla engel bulunuyor: Ulaşım altyapısı, insan vücudunun dayanma kapasitesi, ekonomik ve fiziksel kaynaklar… Fakat, Mars’a insanlı bir görev göndermek kesinlikle “mümkün”. Bu tür örnekler, mümkün kelimesinin kapsamını ve sınırlarını anlamamıza yardımcı olur.

Muhtemel Nedir? Gerçekleşme Olasılığı ve İhtimal

Muhtemel ise biraz daha dar bir anlam taşır. Bir olayın veya durumun, gerçekleşmesi için gereken koşullar göz önünde bulundurulduğunda, ne kadar yüksek bir olasılıkla meydana geleceği ile ilgilidir. Yani, "muhtemel" kelimesi, belirli bir olayı değerlendirdiğimizde, bunun gerçekleşme şansını ifade eder.

Örnek verelim: Diyelim ki bir grup insan bir parkta yürüyüş yapıyor ve aniden yağmur yağmaya başlıyor. Eğer o gün için hava durumu raporunda yağmur olacağı belirtilmişse, "Yağmurun yağması muhtemeldir" diyebiliriz. Ancak bu, "yağmurun kesinlikle yağacağı" anlamına gelmez. Muhtemel, bir tür ihtimaldir, bir şeyin olup olmayacağına dair bir değerlendirme yapmamızı sağlar.

Erkeklerin Pratik ve Sonuç Odaklı Yaklaşımı: Mümkün ve Muhtemel Kavramlarının Değerlendirilmesi

Erkeklerin genellikle daha pratik ve sonuç odaklı bir yaklaşım sergilediğini gözlemlemek mümkündür. Bu yaklaşım, “mümkün” ve “muhtemel” kavramlarının nasıl değerlendirileceği konusunda da kendini gösterir. Erkekler genellikle, hedeflerine ulaşmak için bir plan yaparken, önce neyin mümkün olduğunu değerlendirirler. Bir strateji oluştururken, başarıya ulaşma olasılığını (yani "muhtemel" olanı) da dikkate alırlar.

Mesela bir iş kurma sürecinde, erkekler genellikle öncelikle işin ne kadar yapılabilir olduğunu (yani "mümkün" olduğunu) araştırır, ardından pazar araştırması yaparak ne kadar “muhtemel” olduğunu inceler. İşin kurulması mümkünse, ona göre adımlar atmaya başlarlar. Bu tür pratik yaklaşımlar, başarıya ulaşmada hızlı ve etkili bir yol açabilir.

Kadınların Sosyal ve Duygusal Bakış Açısı: İhtimal ve Olasılıklar Üzerine Düşünceler

Kadınlar ise, bu tür değerlendirmelerde sosyal ve duygusal etkileri göz önünde bulundurabilirler. Erkeklerin pratik yaklaşımına karşılık, kadınlar bir olayın olasılıklarını değerlendirirken, etkileşimlerin ve ilişkilerin sonucuna odaklanabilirler. Örneğin, bir grup insan arasındaki dinamikler veya toplumsal roller, bir şeyin "muhtemel" olup olmayacağını etkileyebilir.

Kadınlar, bazen "mümkün" ve "muhtemel" arasındaki farkları daha derinlemesine analiz edebilirler. Mesela, bir kişinin bir durumu çözme becerisinin mümkün olduğunu kabul edebilirler, ancak bu çözümün "muhtemel" olup olmadığını, o kişinin sosyal bağları, ruh hali veya çevresel faktörler gibi unsurları göz önünde bulundurarak değerlendirirler. Burada kadınların "ihtimaller" üzerine duyarlı bir yaklaşımı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Bu bakış açısının güçlü yanları, daha derin ve duygusal bir analiz yapmayı sağlar. Fakat, bazen duygusal faktörler, mantıklı bir değerlendirme yapmanın önüne geçebilir. Özellikle karmaşık durumlarda, duygusal etkiler, mantıklı bir karar almayı zorlaştırabilir.

Veriler ve Gerçek Hayattan Örneklerle Mümkün ve Muhtemel Kavramlarının Analizi

Gerçek dünyadan bir örnekle konuyu somutlaştıralım. 2020 yılında yapılan bir araştırma, Mars’a insanlı uçuşun, şu anki teknolojiyle mümkün olduğunu ancak muhtemel olmadığını ortaya koydu. NASA ve diğer uzay ajansları, bu konuda ciddi yatırımlar yapıyor ve teknolojik gelişmeler yaşanıyor. Ancak, bu tür bir uçuşun gerçekleşme olasılığı, şu an için %100 değil. Çünkü ciddi sağlık ve psikolojik sorunlar, lojistik zorluklar ve yüksek maliyetler gibi faktörler, başarıya ulaşma şansını azaltıyor. Yani, Mars’a gitmek "mümkün" fakat ne kadar “muhtemel” olduğu hala bir soru işareti.

Bir diğer örnek, Covid-19 pandemisinin başlangıcındaki aşı geliştirme sürecidir. Aşı geliştirmek bilimsel olarak mümkündü, ancak bunun ne kadar muhtemel olduğu, bilim insanlarının deneylerine ve virüsün mutasyon hızına bağlı olarak belirsizdi. Bu nedenle, başlangıçta aşı geliştirme süreci "mümkün" olarak görülse de, “muhtemel” olup olmadığı, sürecin ilerlemesiyle netleşti.

Sonuç: Mümkün ve Muhtemel Kavramları Günlük Hayatımıza Nasıl Etki Ediyor?

Mümkün ve muhtemel arasındaki farkı anlamak, hayatımızı daha iyi planlamamıza yardımcı olabilir. Hedeflerimizi belirlerken, "Bu iş gerçekten yapılabilir mi?" sorusunun yanıtı, mümkün ve muhtemel arasında bir denge kurmamızı gerektiriyor. Erkeklerin pratik yaklaşımları, kadınların ise duygusal zekâlarını kullanarak olayları değerlendirmeleri, bu kavramları anlamamızda bize çok şey katıyor.

Peki sizce, hayatımızdaki her şey için bu iki kavramı nasıl uygulamalıyız? Mümkün olanın, her zaman muhtemel olmadığını kabul etmek, bizi daha gerçekçi bir bakış açısına götürmez mi?
 
Üst