Nefs-i serkeş ne demek ?

Erdemitlee

Global Mod
Global Mod
Merhaba forumdaşlar,

Bugün zihnimi kurcalayan bir kavramı tartışmaya açmak istiyorum: “Nefs-i serkeş”. Osmanlıca ve tasavvuf kültüründe karşımıza çıkan bu ifade, hem eski metinlerde hem de günümüzün ruh dünyasında derin anlamlar barındırıyor. Kimileri için “kontrol edilemeyen arzu”, kimileri için “insanın içindeki isyan eden taraf” anlamına geliyor. Ben de farklı bakış açılarını bir araya getirip bu kavramı daha geniş bir çerçevede konuşalım istiyorum. Hem erkek forumdaşların daha objektif ve veri odaklı yorumlarını, hem de kadın forumdaşların duygusal ve toplumsal etkiler üzerinden yaklaşımını masaya yatırmak güzel olmaz mı?

Nefs-i Serkeş Nedir?

“Nefs” kelimesi İslam düşüncesinde insanın arzularını, isteklerini ve bencil yönünü ifade eder. “Serkeş” ise başkaldıran, boyun eğmeyen, dikine giden demektir. İkisi bir araya geldiğinde “nefs-i serkeş”, yani “boyun eğmeyen, kontrol altına alınması zor olan nefis” ortaya çıkar. Tasavvufta bu, insanın terbiye edilmemiş yanını, sürekli sınırları zorlayan içsel isteklerini ifade eder.

Ama işin güzelliği şu: Herkes bu kavramı farklı yorumluyor. Kimine göre psikolojideki “dürtü kontrolü problemi”ne denk düşüyor, kimine göre ise “modern bireyselleşmenin doğal sonucu” olarak okunabilir. İşte bu noktada farklı bakış açılarını devreye sokalım.

Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşımı

Erkek forumdaşların konuya yaklaşımı genelde daha somut oluyor.

- Onlara göre “nefs-i serkeş” aslında insanın kontrolsüz dürtülerinin bilimsel açıklaması. Modern psikolojiyle ilişkilendiriyorlar: impuls kontrolü, dopamin bağımlılığı, davranış bozukluğu gibi kavramlarla açıklıyorlar.

- Bir kısmı bu meseleyi stratejik bir sorun gibi ele alıyor: “Nefsin kontrolsüzse, hedeflerine ulaşamazsın. Plan yap, disiplin geliştir, nefsi dizginle.”

- Bazıları da veriye dayalı örneklerle geliyor: “Bakın, obezitenin %70’i irade zayıflığı ve nefs kontrolüyle alakalı. Sigara bağımlılığında da aynı mesele var.”

Bu yaklaşımda dikkat çeken şey, erkeklerin meseleyi “sorun – çözüm” formuna sokması. Yani “nefs-i serkeş = problem, çözüm = disiplin ve strateji.” Daha çok hesap kitap ve somut yöntemlerle ilgililer.

Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkiler Odaklı Yaklaşımı

Kadın forumdaşların yaklaşımı ise daha duygusal ve ilişki odaklı.

- Onlara göre “nefs-i serkeş”, sadece bireyin iç mücadelesi değil, toplumdaki dengeleri de bozan bir unsur.

- “Bir insan nefsine yenik düştüğünde sadece kendisine zarar vermiyor; ailesine, ilişkilerine, çevresine de zarar veriyor.”

- Örneğin, hırsına kapılan bir iş insanının sadece kendi hayatını değil, yüzlerce çalışanın geleceğini tehlikeye atabileceğini vurguluyorlar.

- Kadın forumdaşlar ayrıca işin duygusal boyutuna değiniyor: “Nefsine esir olan insan, bir süre sonra sevgisiz, doyumsuz ve huzursuz birine dönüşüyor.”

Buradaki yaklaşım daha yumuşak ama aynı zamanda daha derin. Çünkü bireyin ötesine geçip toplumsal bağları ve insan ilişkilerini işin içine katıyor.

Tasavvufi Perspektif

Bu kavramı tarihi bağlamında düşünürsek, tasavvuf ehline göre nefs-i serkeş, insanın manevî yolculuğunda en büyük engeldir. Mevlana’nın, Yunus Emre’nin satırlarında bu nefisle mücadeleye sık sık rastlarız. “Nefsin kölesi olma” derler çünkü serkeş nefis, insana sürekli dünyevi arzuları dayatır: mal, şöhret, güç, haz… Bu yüzden tasavvufi yaklaşımda çare, nefsi terbiye etmek; yani sabır, ibadet, zikir ve tefekkürle onu dizginlemek.

Modern Perspektif

Günümüz dünyasında “nefs-i serkeş” biraz daha farklı okunuyor.

- Kimilerine göre bu, tüketim kültürünün bize dayattığı “hep daha fazlasını iste” hali.

- Sosyal medyada “like” peşinde koşmak, sürekli daha çok tüketmek, daha çok kazanmak… Bunların hepsi modern çağın serkeş nefsi.

- Bazıları ise bu durumu doğal görüyor: “İnsanın içgüdüleri var, bastırmak değil yönlendirmek gerekir.”

Yani kimisi bunu “tehlike” olarak görüyor, kimisi de “doğal bir enerji” gibi yorumluyor.

Erkek ve Kadın Yaklaşımlarının Çatışması

İşte burada tartışma çıkıyor:

- Erkekler: “Disiplin olmazsa başarı da olmaz. Serkeş nefis dizginlenmeli.”

- Kadınlar: “Tamam ama sadece kendin için değil, başkaları için de sorumluluk almalısın. Yoksa nefse yenilmek sadece bireysel değil, toplumsal bir felakete dönüşür.”

Erkeklerin çözüm odaklı pragmatizmi ile kadınların ilişki ve toplumsal odaklı yaklaşımı birleştiğinde aslında daha dengeli bir bakış ortaya çıkıyor. Nefs-i serkeşi dizginlemek hem bireyin başarısı hem de toplumun huzuru için gerekli.

Forumdaşlara Sorular

Burada topu size atmak istiyorum çünkü her birimizin bu konuda farklı birikimleri olabilir:

- Sizce “nefs-i serkeş” daha çok bireysel bir mesele mi, yoksa toplumsal bir sorun mu?

- Modern çağda sosyal medya ve tüketim kültürü, serkeş nefsi daha da mı güçlendiriyor?

- Erkek forumdaşlara: Stratejik ve disiplinli yöntemlerle nefsi kontrol etmek gerçekten mümkün mü?

- Kadın forumdaşlara: Sizce bir insanın nefsine yenik düşmesi en çok hangi ilişkilerde yıkıcı etki yapar?

Sonuç

“Nefs-i serkeş” kavramı sadece dini-tasavvufi metinlerde değil, aslında günlük hayatımızda da karşılaştığımız bir durumun adı: insanın kontrol edemediği arzularla mücadelesi. Erkeklerin veri ve strateji odaklı bakışıyla kadınların duygusal ve toplumsal hassasiyetleri birleşince, bu kavramın hem bireysel hem de toplumsal önemini daha iyi kavrıyoruz.

Şimdi merak ediyorum forumdaşlar: Sizce “nefs-i serkeş” en çok hangi alanlarda kendini gösteriyor? Yemekte mi, hırsta mı, sevgide mi, yoksa bambaşka bir yerde mi?
 
Üst